1990 Sonrası Türk Sineması “Nuri Bilge Ceylan ve Serdar Akar Filmlerinde Kadın İmgeleri” (2)

Özlem Tuğçe KAYMAZ profil resmi

Kategorisi : Türkiye Sineması

Yayınlanma tarihi : 21.04.2012

Etiketleri : Kadın temsili, Gemide, Barda, Serdar Akar, Üç Maymun, İklimler, Nuri Bilge Ceylan, Yeni Sinema, Yeni Türk Sineması, Türk Sineması, 1990, kadın imgeleri, male gaze, feminist sinema, erkek yönetmenler


Suç, Suskunluk, Suçluluk, Kadın ve İntikam; Üç Maymun

               Daha önceki filmlerinde ve İklimlerde de olduğu gibi durağan kareler içinde hareket eden nesnelerle hayat verdiği kamerası, bu sefer farklı olarak çerçeve içinde çerçeve ekleyen Ceylan, anlatımına suç işleyen ve “dürüst” olması gereken bir milletvekili adayının şoförünün işlediği suç için onun yerine hapse girmeye ikna etmesiyle başlıyor. Ardında karısını ve oğlunu bırakan adam, garanti olarak parayı görse de, ailesinin durumunu çok da umursamayan “baskın” erkek konumunda.  Okuluyla çok sorunları olan, arkadaşlarıyla “karanlık” işler çevirme, kolay yoldan para kazanma peşinde olan “erkek çocuğu”, annesi, babası ve çevresiyle olan ilişkilerine çok da derinden şahit olmadığımız bir hayat yaşamaktadır. Annesiyle dahi çok az konuşan başından geçen olayları gizlemeye çalışan ergenlik çağında olan genç bir erkek. Net bir şekilde hastalığı olup olmadığını anlayamadığımız bu erkek, hem ruhsal hem de fiziksel olarak yaşadığı sıkıntılar, onu daha önce kaybettiği erkek kardeşiyle duygusal bir yakınlığa itiyor.

           Filmde Kadın karakterini canlandıran Hatice Arslan, hem evinde hem de işyerinde bazı sorunları olan, kocasından da, oğlundan da baskı altında olan, ancak gene de tavırları ve konuşmalarıyla, kendini ifade etme şekliyle fakir ama modern bir tavır içindeyken, bir de üçüncü olarak kocasının patronun baskısı altına girer. Karanlık bir yatak odası, küçük bir salon, açık bir pencere, Teresa açılan bir kapı, aydınlık bir mutfak ve oğlunun odasından her yerin ve her şeyin net görüldüğü bir eve sahip olan bir kadın. Evin içinde ya camın önünde ya da genelde mutfakta gördüğümüz kadın, sadece evin içinde değil çalıştığı iş yerinde de mutfaktadır Mutfakta beyaz önlükler içerisinde bulaşık yıkayan çalışan bir kadındır. İşyerinde beyaz önlüğüyle karanlık bir koridorda gördüğümüz kadın, evi ve işi arasında bir köprü kurmuş, onun dışında bir hayatı yokken, oğlunun para ihtiyacı nedeniyle kendi ayaklarıyla gitti kocasının patronuyla içinde bulunduğu bunalımdan bir anlamda kurtulmaya çalışmaktadır. Oğlunun baskısı üzerine kocasından gizli para istemeye gittiği patronun ona karşı olan tavırları karşında önce rahatsız olan sonradan onu takip eden bu adama bir anlamda mecbur kalan bu kadın her iki anlamda da bir cezalandırmaya maruz kalacaktır filmin sonunda.

           Zaman içinde oğlunun geleceği için “para”  karşılığı yaşadığı ilişki, bir yasak aşka ilişkisine dönen kadın bunu oğlundan gizlemek istese de başaramamış ancak oğluyla tam bir yüzleşme yaşamamıştır. Çünkü oğlu da en başında durumu fark etmiş ancak annesiyle yüzleşmek istediği anda geri adım atmıştır. Tam sorgulama yapacağı anda, duraksayıp annesine tokat atması, gene kadının cezalandırılmasıyla sonuçlanan bir olay olmuştur. Daha sonra babasının hapisten çıktığı günde olayları bildiği halde babasına hiçbir şey anlatmayarak, suskunluğuyla suçluluğunu gizlemiştir.

            Üç Maymun filminde “kadının” kullanımı, gizli bir baskının altında hayatını sürdürmeye çalışan bir kadın. Gizli bir baskı olarak belirtiyorum çünkü dışarıda çalışma imkânı bulmuş, saçları açık, maddi durumunca modern giyinen bir kadın portresi çiziliyor, ancak bu filmde Ceylan’ın önceki filmlerinden farklı olarak daha önce hep erkek kahramanlar ve onların hikâyelerini anlatırken burada ağırlıklı olarak bir kadının hikâyesi anlatılıyor.  

          Bir kadın hikâyesi olduğu halde hiçbir olayı kadının bakış açından görmüyoruz. İşte bu noktada kadına dışarıdan bir üçüncü göz olarak baktığımızdan dolayı onun bir görsel haz objesi oluşuna tanık oluyoruz.

          

              Bu sahnede, eşi hapisten çıkmış, sevgilisiyle ilişkisi bitmiş bir kadının kocasına karşı “görevini” yerine getirişini tamamen üçüncü bir göz olarak görüyoruz. Ancak kadını ilişkiye zorladığı andan itibaren erkeğin dokunuşlarını ve ihtirasını erkeğin gözünden görüyoruz. Burada kameranın konumlandırılışı tamamen eril karakterin pozisyonuna ve misyonuna uygun olarak veriliyor çünkü üst açıdan, kadına yönelik dik bir bakışa sahibiz. Tamamen eril bakışın kontrolündeki bu sahnede erkeği elini gördüğümüz andan itibaren sanki tüm seyircilerde o eril karakterle özdeş oluyor gibi erkeğin omzundan ellerimizle o kadını taciz ediyoruz. Burada kadına karşı bir şiddet uygulanırken kadının gözünden hangi pozisyonda olduğunu görmememiz sinemanın ve filmin tamamen erkek izleyicinin varlığı üzerine konumlandırıldığını bize bir kez daha hatırlatıyor. Bu filmde de, kadını her daim dışarıdan gözleyerek izliyoruz. Kadının gözünden sadece yasak aşk yaşadığı adamın ailesiyle olduğu sahneyi görüyoruz.

           Üç erkek arasında ömrü geçen bir kadın olan A ideal kadın olarak çizildiği filmde bir anda uygun görülmeyen özdeşlenilmesi istenmeyen kadın oluyor. İşte bu yüzden hem seyirci tarafından, hem birlikte olduğu erkek tarafından, hem de kocası hapisten çıktıktan sonra onun tarafından cezalandırılır. Çünkü artık bir ideal kadın değildir. Kocasını aldatmış, oğlunun hastalığının farkında bile değildir, onunla ilgilenmemiş, yasak aşkının dizlerine kapanmış, aciz duruma düşmüş ve onursuzca davranmıştır. Bu sebeplerin hepsi klasik ya da sanatsal film kuramlarında kadının temsili içinde onun bir şekilde ya kendini cezalandırması gerektiğini ya da aile içinde cezalandırılması gerektiğini gösterir.

           Kimi zaman öldürülen kimi zamansa intihara itilen kadın, burada da susularak cezalandırılmaktadır. Kocası hapisten ilk çıktığında ona karşı kadınlık görevini yapmak için hazırlanır. Bunu sadece bir görev olarak yapmaktadır, çünkü artık bir başkasıyla birliktedir ve kocasına karşı tiksintiden başka bir şey hissetmemektedir. Kırımızı bir gecelik giyip yatakta yattığı pozisyonda, öle iğreti bakışlarla kocasına bakar ki bu durum kocası tarafından da fark edilir. Birlikte olacakları sırada kocasından tiksinmesi ve bunu suratında belirtmesi, kocasının ise bunun karşılığında onu dövmesi de bir vazgeçiş ve cezalandırmadır.

           Film boyunca sadece erkeklerle olan ilişkilerini gördüğümüz kadın, dışarıda hayatı olmayan, kadın arkadaşları olmayan, yalnız, çaresiz bir kadındır. Bu şekilde temsil edilen bir kadın olan A yaşadığı yasak aşk içinde, kocasına karşı tavırlarından dolayı da, oğluna karşı ilgisiz olarak sunulmasıyla da suçlaması gereken, cezalandırılması gereken bir kadın temsilidir. Örnek aile modelinden çıkan ilişkiler sonuç olarak, hepsi suskunluklarıyla, bir ihanete, cinayete ve bir kadının üç erkek tarafından mahkûm edilişiyle son bulur.

          Aslında Ceylan, bu filmde bir kadın hikâyesi anlatıyor olsa da, bir anlamda herkese aynı mesafede uzak durmakta. Kimseyi kimsenin gözünden görmüyoruz. Ancak kadının temsilindeki problemli anlatım, kadına layık görülen yeri ve vazifelerini anlatır şekilde sunulmakta.

KAYNAKÇA

  1. Abisel, Nilgün. 2005. Türk Sineması Üzerine Yazılar, Ankara: Phoenix Yayınevi
  2. Akbulut, Hasan. 2005. Nuri Bilge Ceylan Sinemasını okumak: anlatı, zaman, mekân, İstanbul: Bağlam Yayınları.
  3. Arslan, Tunca. 2009. 1980 sonrası Türk Sinemasında Akla Zarar Filmler, İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi
  4. Ateş, Toktamış. 1998. Biz Devrimi Çok Seviyoruz, İstanbul:  Der Yayınları
  5. Ceylan, Nuri Bilge. 2009. İklimler. İstanbul: Norgunk Yayınları
  6. Colin, Gönül Dönmez. 2008. Turkish Cinema, Identity, Distance and Belongings, London: Reaktion Books
  7. Çoşkun, Esin. 2009. Türk Sinemasında Akım Araştırması, Ankara: Phoenix Yayınevi
  8. De Lauretis, Teresa. 1984. Âlice doesn’t: feminism, semiotics, cinema, Bloomington: Indiana University Press
  9. Dorsay, Atilla. 2004. Sinemamızda Çöküş ve Rönesans Yılları, İstanbul: Remzi Kitabevi
  10. Ellinger, Ekkehard. 2008. Turkish Cinema 1970-2007. New York: Peter Lang
  11.  Eralp, Atilla. 1997. Türkiye ve Avrupa, Ankara: İmge Yayınları
  12. Erus , Zeynep Çetin. 2005. Amerikan ve Türk Sinemalarında Uyarlamalar, İstanbul: Es Yayınları.
  13. Evren, Burçak. 1990. Türk Sinemasında Yeni Konumlar, İstanbul: Broy Yayınları
  14. Kaplan, E. Ann. 1983. Women&Fılm Both Sides of The Camera. London: Routlenge
  15. Kayalı, Kurtuluş. 2006. Yönetmenler çerçevesinde Türk sineması üzerine bir yorum denemesi, Ankara: Deniz Kitabevi
  16. Kırel, Serpil. 2005. Yeşil Çam Öykü Sineması, İstanbul: Babil
  17. Leo Braudy and Marshall Cohen; Mulvey, Laura. 1999. “Visual Pleasure and Narrative Cinema”. Film Theory and Criticism, Intrıductory Reading. New York: Oxford UP. (833-44)
  18. Mulvey, Laura. 2009. Visual and Other Pleasures, Palgrave Macmillan
  19. Öztürk, Semire Ruken. 2000. Sinemada kadın olmak: sanat filmlerinde kadın imgeleri, İstanbul: Alan
  20. Penley, Constance. 1988.  Feminism and film theory, New York: Routledge; London: BFI
  21. Penley, Constance. 1988. Feminisim and Film Theroy. London:  BFI Publishing
  22. Pösteki, Nigar. 2005-a. 1990 Sonrası Türk Sineması, İstanbul: Es Yayınları
  23. Pösteki, Nigar.2005-b. Türk Sinemasına Yeni Bakış, Yönetmen Sineması, İstanbul: Es Yayınları
  24. Scognamillo, Giovanni. 2003. Türk Sinema Tarihi, İstanbul: Kabalcı Yayınevi
  25. Smelik, Anneke. 2008. Feminist sinema ve film teorisi: ve ayna çatladı = feminist cinema and film theory: and the mirror cracked, çev. Deniz Koç. İstanbul: Agora Kitaplığı
  26. Suner, F. Asuman (2002-a), 1990’lar Türk Sinemasından Taşra Görüntüleri: Masumiyet’te Döngü, Kapatılmışlık, Klostrofobi ve İroni,  Toplum ve Bilim, Sayı: 92
  27. Suner, F. Asuman (2002-b), 1990’lar Türk Sinemasından Taşra Görüntüleri: Tabutta Rövaşata’da Agorafobik Kent, Açık Alana Kapatılmışlık ve Dehşet, Toplum ve Bilim, Sayı: 94
  28. Tekelli, Şirin. 1990. 1980’ler Türkiyesi’nde Kadına Bakış Açısından Kadınlar. İstanbul: İletişim Bugün Kitapları

 

FILMOGRAPHY

  1. İklimler. 2006. Yön. Nuri Bilge Ceylan. Oyn. Ebru Ceylan, Nuri Bilge Ceylan, Nazan Kesal. NBC Film-Pyramide
  2. Üç Maymun. 2008. Yön.  Nuri Bilge Ceylan. Oyn. Yavuz Bingöl, HaticeAslan, Ahmet Rıfat Şungar, Ercan Kesal, Cafer Köse, Gürkan Aydın. Zeyno Film NBC Film Pyramide Productions BIM Distribuzione
  3. Gemide. 1998. Yön. Serdar Akar. Oyn. Erkan Can, Ella Manea, Haldun Boysan, Naci Taşdöğen, Yıldıray Şahinler, Cengiz Küçükayvaz, İştar Gökseven, Güven Kıraç, Funda Şirinkal. ?
  4. Barda. 2006. Yön. Serdar Akar. Oyn. Nejat İşler, Hakan Bovay, Serdar Orçin, Volga Sorgu.  Filmakar, Öger Prodüksiyon, Markasokak.
Bülten kaydı için tıklayınız