Festivalin 4. Günü; Küflenen Hayatların Ardında Kalan Yankı: KÜF

Murat AKSER profil resmi

Kategorisi : Festival Günlüğü

Yayınlanma tarihi : 10.10.2012

Etiketleri : 2012, Venedik Film Fesitvali, Küf, Altın Portakal, Festival Günlüğü, Geleceğin Aslanı, Ödül


49. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin dördüncü gününe Ali Aydın'ın Venedik

Film Festivali'nde gösterdiği başarı ile merakla beklenen KÜF damgasını vurdu. Yaşlı

bir tren istasyonu bekçisi olan Sabri'nin onsekiz yıl önce üniversite öğrencisiyken

gözaltında kaybolan oğlunu ararken kaybettiği mücadelesinin öyküsü Küf. Ali Aydın'a

Venedik'te 'Geleceğin Aslanı' ödünü kazandıran Küf Antalya'da meraka beklendi ve

tıklım tıklım dolan bir salonda seyirci karşısına çıktı.

Emekliliğine iki yıl kalan Basri polis ve devlet organlarına hitaben oğlu Seyfi'nin

kaybını soruşturduğu her ayın biri ve onbeşinde yazdığı mektup ve dilekçeler

nedeniyle polis tarafından gözetim altındadır. Ayrıca iş arkadaşlarından bakım

işçisi Cemil'in de sözlü tacizine uğramaktadır. Bir gece istasyonda Cemil'i bir hayat

kadınıyla uygunsuz biçimde yakalar ve döver. İşinden olacağında korkan Cemil ise

Basri'nin epilepsi hastası olmasını onun aleyhine kullanmakla tehdit eder. Sonunda

Basri Cemil'in bir demiryolu kazasında ölümüne göz yumar. Tam bu sırada 18 yıldır

kayıp oğlu bir toplu mezarda bulunur. İstanbul'a giden Basri yapılan DNA testi sonucu

Seyfi'nin kalıntılarını alarak çaresizce kasabasına geri döner.

Doğa ile uygarlığın çürümekte olan teknolojisini çarpıştıran, küflenen yaşamları

görsel olarak aktarıyor Küf. Arka planda boğucu, kasvetli, çürümüş kasaba hayatının

ötesindeki farklı düşünceleri boğmaya çalışan siyasi mücadelenin parazitli sesi

Basri'nin Sovyet yapımı radyosundan her daim yankılanıyor. Yavaş akan zamanın

durduğu, saatlerin saniye saniye yankılanarak odalar gibi boş olan insan içlerini

doldurduğu bir film Küf. Kasaba gerçekliğini en yalın haliyle veren, karanlık iç

dünyaların koca gökyüzün altında ezildiği çerçeveler sonsuza eğrilerek uzanan raylarla

kesişiyor.

Ercan Kesal inatla oğlu üzerinden hayata sarılan baba rolünde verdiği içine kapanık

performansıyla filmin derinliğini yüz ifadesindeki derin çizgilere yansıtabiliyor.

Kasaba polis müdürü Murat rolünde Muhammet Uzuner ve Cemil rolünde Tansu Biçer

sert ve yoğun duyguları içtenlikle seyirciye ulaştırıyor.

Faili meçhuller üzerine dışavurumcu ve özdeşleşmeci olmayan Küf, siyasal sloganla

değil insan kaybının trajedisi üzerinden derdini anlatan sade ve içten bir film. Ali

Aydın'ın bu ilk filmi Yeni Türkiye Sinemasının uluslararası alanda başarıyla temsil

edecek eni bir yönetmenin doğuşuna tanıklık ediyor.

Bülten kaydı için tıklayınız